|
Efsanelere konu olan güzelliği ile Türkiye'nin ve Güney Ege bölgesinin en popüler turizm merkezlerinden Göcek, masmavi koyları ve muhteşem güzellikteki denizi ile dikkat çekiyor. Turkuvaz renkteki ışıl ışıl denizi, yemyeşil çam ormanları ve plajları ile adeta bir cennet olan Göcek, mavi yolculuk tutkunlarının vazgeçilmez rotalarından. Doğa aşıkları ve uluslararası yatçıların da uğrak yeri olan belde,son yıllarda tatilciler tarafından oldukça büyük rağbet görüyor. Ayrıca şiddetli rüzgârlara kapalı korunaklı yapısı sayesinde, Göcek Yat Limanı dünyanın en önemli yat limanları arasında gösteriliyor. |
|
| İNLİCE PLAJI : ( 3 km ) Göcek'ten Fethiye'ye 3 km gittiğinizde sağda ‘İnlice Plajı’ sapağını göreceksiniz. Plâja gitmek için , gün boyunca Belediye binasının önünden kalkan dolmuşları kullanabilirsiniz. |
|
|
GÜNLÜKLÜ KOYU : ( 12 km )
|
|
|
KATRANCI KOYU : ( 14 km )
|
|
|
ÇALIŞ : ( 22 km )
|
|
|
SARIGERME ( 26 km )
|
|
|
FETHİYE MÜZESİ ( 28 km )
|
|
|
FETHİYE ( 28 km )
|
|
|
KAYAKÖY ( 35 km )
1922 yılına kadar 25 bin kişi yaşadığı köyün , düzlük kısmında 2000 kişilik bir nüfus var.Ancak eski köyün yer aldığı yerde evler kapısız , penceresiz sessizliğe gömülmüş durumda.Köyün alt tkısmındaki bazı evler restore edilmiş. Burada yaşayanlardan biri İstanbul'lu bir ressam.Senenin yarısını bu köyde geçiriyor. Bir diğeri de köpeği ve tavuklarıyla tek başına yaşamını sürdüren Kaptan. Tarihle dolu olan bu köy ziyaretçilerinin ilgisini her daim çekiyor. |
|
|
KELEBEKLER VADİSİ ( 45 km )
|
|
|
ÖLÜDENİZ ( 48 km )
|
|
|
SAKLIKENT ( 71 km )
|
|
|
ÜZÜMLÜ (CADİANDA) ( 40 km )
Likçe adı Cadavanti olan Cadianda, Fethiye’ye 20 km uzaklıktaki Yeşil Üzümlü bucağı yakınında yer almaktadır. Tarihi MÖ 5.yy a kadar uzanan kentin Roma İmparatorluğu döneminde çok canlı ve zengin bir yerleşim yeri olduğu bilinmektedir. Denizden 600m yükseklikte, çevresi muntazam olmayan taşlarla örülmüş bir surla çevrili kentin kuzey girişinde 4 adet Likya tipi mezar bulunmaktadır. MÖ 4.YY da yapıldığı sanılan mezarların 3 tanesi ev tipi olup bugün yıkık durumdadır. Tek bir kayadan oyulmuş 4. mezarın güney yüzünde divana uzanmış bir adam, kuzey yüzünde ise elindeki mızrak ve kalkanla hasmına saldıran bir atlı figürü yer almaktadır. Akropol’ün kuzey girişinde ilk karşılaşılan yapılar Dorik tarzı bir tapınağı ait olduğu sanılan kalıntılar ve Roma Dönemine ait İmparator Vespasianus tarafından yaptırılan yontma taş bir hamam kalıntısıdır. Kentin kurulmuş olduğu tepenin yamacına oturtulmuş küçük tiyatronun batı bölümündeki oturma yerlerinin büyük bir bölümünün sağlam olmasına rağmen, sahne kısmı tamamen yıkılmıştır. Kentin merkezinde, batıdan doğuya doğru uzanan yaklaşık 9 metre eninde 900 metre uzunluğundaki geniş alanda yer alan kalıntıların şehir stadyumuna ait olduğu sanılmaktadır. Zira kazılarda ele geçen birçok yazıtta, Candianda’da düzenlenen atletizm şenliklerinden bahsedilmektedir. Stadyum çevresinde bulunan, başarılı atletlere ait oldukları sanılan heykel altlıkları da bu fikri doğrulamaktadır.
|
|
|
|
DALYAN ( 35 km ) Köyceğiz Gölü’nü denize bağlayan ve antik dönemde Calbis adı verilen fiyort tipi doğal kanalın kıyısında şirin bir tatil beldesi var, adı Dalyan! Turizmin hızla gelişmeye başladığı yıllarda artan yapılaşma tehditi, 1998 yılında bölgenin Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmesiyle kontrol altına alındı. Uzun yıllar boyunca doğallığı bozulmamış bir köy olarak kalan belde bugün de aşırı yapılaşmadan uzak. Ama eski yapılardan neredeyse hiçbir şey kalmamış ne yazık ki! Dalyan, adını buradaki doğal kanallar ve bu kanallar üzerinde yüzyıllardır yapılan dalyan balıkçılığından almış. En çok kefal yakalanıyor ve çevredeki lokantalarda başka yerde bulamayacağınız kadar uygun fiyatla yenebiliyor. Kefal satın almak isterseniz, kooperatiften alabilirsiniz. (Dalyan - İztuzu kanal yolu üzerinde) Fiyat da son derece uygun. |
|
Yuvarlak Çay
2294 metre yüksekliğindeki Sandras, Muğla bölgesinin enyüksek dağı. Dağın eteklerinde "saklı" duran iki "cennet" var. 400 metre aralığı 300 metre derinliği bulunan Topgözü Kanyonu ile yazın narenciye deposu ovayı sulayan Yuvarlak Çay, yemyeşil bitki örtüsü ve tertemiz havasıyla insana sağlık ve zindelik aşılıyor. Kayaların arasından çıkıp, gün ışığıyla tanışan kar suları seyrine doyulmayan bir şelaleye dönüşüyor. Başka söze hacet yok, burası ovası, yaylasıyla, kanyonu, şelalesiyle sanki bir "tabiat mucizesi". Köyceğiz sırtlarında yeralan ve 2294 metreyle Muğla bölgesinin en yüksek dağı olan Sandras'ın eteklerinde bulunuyor.
|
Google optimizasyon ve web tasarım Kobimedya